İçeriğe geç

Alevî Sünni neden ayrıldı ?

Alevî Sünni Neden Ayrıldı? Hem Ciddi Hem Komik Bir Bakış

Bazen hayat bir dizi gibi gelir, öyle kafanızı karıştırır ki, “Yahu, Alevî Sünni neden ayrıldı?” gibi sorular kafanızda dönüp durur. Evet, bu da bana ait, kabul ediyorum. Hadi ama, biraz düşünelim. Bu iki inanç arasındaki ayrım, sadece tarihsel bir olay değil; aslında tam anlamıyla bir “sektör” meselesi gibi. Arada kaybolan şey ne? Bir izlenim, bir tavır, bir bakış açısı… Belki de hepsi.

Alevî ve Sünni ayrılığı hakkında daha derinlemesine düşündüğümde, bazen kendimi bir sitcom senaryosu yazarken buluyorum. Hayır, ciddiyim! Durum tam olarak bu. O kadar abartılı ve bir o kadar da trajik ki, bazı yerlerde güldüğümü itiraf ediyorum. Hadi gelin, biraz da mizahi bir şekilde bu ayrımın köklerine inelim, tabii bir yandan da aslında biraz anlamaya çalışalım.

Alevî Sünni Neden Ayrıldı? Tarihi Derinliklere Yolculuk

Öncelikle şunu kabul edelim: Tarihsel olarak Alevî ve Sünni ayrımının temelleri, çok daha eski zamanlara dayanıyor. Hani şöyle bir baktığınızda, “Bu kadar küçük bir mesele yüzünden mi ayrıldılar?” diyorsunuz. Yani sonuçta, bazen kendimi düşündürüyorum, “Ne olmuş yani, ben ve en yakın arkadaşım aynı kafede buluşsak, o kahvesine şeker atar ben atmam, bir şey olur mu?” diye.

Tabii, bu mesele o kadar basit değil. Tarihteki büyük olaylar ve politik hareketler, Alevî Sünni ayrımının bugüne kadar gelmesine yol açtı. Yani düşünsenize, bir gün oturup “Alevî Sünni neden ayrıldı?” diye bir sohbet açsam, orada o kadar çok tarihsel ve kültürel olay konuşulur ki, akşamı bulurum. Ancak, mesele asla sadece “kim neyi tercih eder” meselesi olmamış. Toplumlar, farklılıklar üzerinden biçimlenmiş. Birisi, “Eyvallah, senin yolun farklı, benimki farklı” demiş, diğeri de “Yok, bu kadar kolay değil!” demiş. Bu diyalog, böyle sürüp gitmiş.

“Yahu, Sen de mi Alevîsin?” – Gündelik Hayatın Komik Yansıması

Bir de şöyle bir gerçek var: Gündelik hayatta bazen “Alevî Sünni neden ayrıldı?” sorusunu sormak yerine, daha çok şunları duyarsınız:

“Ne, sen de mi Alevîsin?”

“Alevîler de ne kadar hoşgörülü, ama Sünniler…”

O an kafamda şöyle bir iç ses devreye girer: “Evet, evet, ben de o Alevîyim! Gerçekten de farklı bir şey mi söyledim? Hadi ama!”

Ama bu işler öyle basit değil. O kadar derin ki. Mesela, bir arkadaşım var. Sünni ama Alevîler hakkında şöyle diyor: “Bizim mahalledeki Alevîler hep neşeli, sabırlı, insanlar. Onlar gibi olabilsem keşke.” Ben de ona takılıyorum, “Hah, demek Alevî olunca insanın neşesi de artıyor!” O da gülerken fark ediyorum ki, ne kadar basit bir şeymiş gibi görünüyor, ama aslında bu toplumsal kimlik, farklılıklar, kültürler o kadar derinlemesine işlenmiş ki, bunu çözmek yıllar alabilir.

Alevî Sünni Ayrılığının Modern Hali: Gülümsediğimiz Noktalar

Peki, her şey bu kadar derinse, neden hala gülerken bu kadar sıradanlaştı? Bu kadar karmaşık bir mesele, bazen sokakta yürürken, bir tatlı sohbette ya da eğlenceli bir akşamda bu kadar normalleşebiliyor. Gerçekten de, Alevî Sünni ayrılığının şimdiki yeri, birçoğumuz için hala eğlenceli olabilir, ama aynı zamanda düşündürücü de olabiliyor. Düşünsenize, iki arkadaş bir araya geldiğinde, birbirine “Yahu, ne zaman geliyorsun, Alevîlik meselesiyle mi başlıyoruz yoksa Sünnilik üzerine mi?” derlerse, bu bile bir tür normalleşmedir.

“Birbirimizden Ne Farkımız Var?”

Evet, bu büyük tarihi ayrımı bir şekilde gündelik hayatta bu kadar basit anlatmak, bazen çok ilginç olabiliyor. Belki de Alevî Sünni ayrılığını derinlemesine anlamak, bu farkların tam olarak nerede başladığını keşfetmek, gerçekten de bir arayışa çıkmayı gerektiriyor. Ama bazen, gerçekten de soruyu sorarken – Alevî Sünni neden ayrıldı? – cevabını duymaktan çok, bu farkları tanımanın kendisi önemli bir hale geliyor.

Sonuç: Farklılıklar İleriye Taşınmalı mı?

Şimdi, yazıyı toparlamam gerekirse, diyelim ki Alevî Sünni ayrılığı, bir bakıma “yakın ama uzak” bir ilişkidir. Yani hep yan yana yaşamış, birbirinden ayrı da kalmış iki kültürün tarihsel serüvenidir. Bir nevi, hem de çok derinden, her ikisinin de kimliği başka ve bu, asla basit bir şekilde birleştirilemez. Ama insan, bazen küçük bir espri yaparken bile, iki toplumsal grubun arasındaki farklılıkları komik ve eğlenceli bir şekilde kabullenebilir. Bunu yaparken de, hiç kimseyi küçümsemeden, tam tersine, birlikte yaşamaya olan ihtiyacı daha iyi anlayabiliriz.

Şunu unutmayalım: Alevî Sünni neden ayrıldı? sorusu, belki de hâlâ modern dünyada cevapsız kalmış bir soru, ama bir noktada hepimiz, farklılıkları sevmeyi ve bu farklılıklardan güzel bir şeyler yaratmayı öğrenmeliyiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
ilbet güncel giriş adresigüvenilir bahis sitesi ilbetbetexper giriş